Kurban Bayramı Hakkında

Yazan: admin 24 Kasım 2009  
Kategori: Araştırma, Bilgilendirme, Kültür, Manset, Tarih, Yazılar

Kurban Bayramı geldi. Çocukluğumuzdan beri sevinç ve hüznü bir arada yaşadığımız bu özel zamanda, kurban edilen hayvanlara üzülürken Allah için kurban edilişlerine sevinip teselli buluruz. Mutlu oluruz. Asıl mutluluk kaynağı Allah için bir araya gelmek ve kesilen kurbanları ihtiyaç sahipleri ile paylaşmaktır.

İslamiyet’in içini dolduran hassasiyetleri ve incelikleri kurban bayramında da her yönüyle yaşarken Kurban Bayramı hakkında bilgi paylaşmanın önemli olduğunu düşündüm. Tarihçesinden, kurban hakkındaki bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.


KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN…

İlk Kurban Bayramı
Kurban Bayramı İslami kaynaklara göre ilk kez 624 yılında Medine’de, Hz. Muhammed’in Müslüman cemaate kıldırdığı “ilk kurban bayramı namazının” ardından vermiş olduğu hutbede kurban kesmenin faziletlerinden bahsetmesi, Allah’a adanarak kesilecek kurbanın kazandıracaklarını açıklaması ile beraber kutlanmıştır. Bu tarihten sonra da bu gelenek bayram şeklinde süregelmiştir. Hz. Muhammed kendisi de ilk Kurban Bayramı’nda 2 kurban kestirmiştir. Bunlardan bir tanesinin duasını: “Allah’ım! Bu senin birliğine ve senden bana gelenlere şahadet eden bütün ümmetim namınadır.” şeklinde yaparken diğerinin duasını: “Allah’ım! Bu da, Muhammed ve Muhammed’in ev halkı içindir.” şeklinde yapmıştır. Bu da aslında kurbanın hem toplumsal hem de bireysel bir yön taşıdığına en güzel örnektir.


Kurban Bayramı, Müslümanlar tarafından Hicri Takvime göre Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan bir dini bayram olarak da tanımlanabilir.

İslam dininde kullanılan ve bayram günlerini tespit etmekte temel alınan takvim “Ay takvimi” olduğu için “Gregoryen takvimi” yıllarında farklı günlere denk gelir. Aynı sebeple aynı Gregoryen yıl içerisinde iki Kurban Bayramı da yaşanabilir. Örnek olarak 2009–2012 yılları arasında, Kurban Bayramı aşağıdaki tarihlerde yapılacaktır:
• 2009: 27 Kasım
• 2010: 16 Kasım
• 2011: 6 Kasım
• 2012: 26 Ekim
İlk Kurban

Kutsal kitap Kur’an-ı Kerim’de yazan bilgilere göre ilk “kurban” tecrübesi Hz. İbrahim zamanına uzanmaktadır. Allah’a oğlu olması için yakaran Hz. İbrahim’in “oğlu olması halinde onu Allah’a kurban edeceğini” söylemesi üzerine kendisine yapılan büyük bir imtihan olarak karşımıza çıkmıştır ilk “kurban”. Kur’an-ı Kerim’de bu olay şöyle tasfir edilmektedir:

“İbrahim ‘Ey Rabbim, bana iyilerden (bir oğul) ihsan et’ dedi. Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. Oğlu yanında koşacak çağa gelince, ‘Ey oğlum, ben seni rüyamda boğazladığımı gôrüyorum, bir düşün, ne dersin ?’ dedi. (İsmail) Babacığım, sana ne emrolunuyorsa yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.’ dedi. Her ikisi de Allah’a teslim oldular (Allah’ın emrine boyun eğdiler). İbrahim, oğlunu şakağı üzerine yatırdı. Biz de ona şöyle seslendik: ‘Ey İbrahim, rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı.’ Dedik ve ona (İsmail’e karşılık ) büyük bir kurbanlık fidye verdik. Kendisine sonradan gelenler için de iyi bir nam bıraktık. Selam olsun İbrahim’e. İşte biz iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. Çünkü 0, bizim mümin kullarımızdandır.”
Görüldüğü üzere, Hz. İbrahim oğlu yerine kendisine gönderilmiş olan kurbanlık hayvanı kesmiştir. Böylelikle de Allah için “insan kurban etmek” gibi kötü bir alışkanlığın önüne geçilmiş, Allah için “kurban kesmek” adeti de günümüze kadar ulaşmıştır.
Neden Kurban Kesilir?

Kurban kesmek, maddi gücü yerinde olan, hadislerce ve İslami kaynaklarca belirlenmiş belirli “refah” düzeyine sahip olan kişilere farz kılınmıştır. Bu vazife aslında toplumsal yardımlaşma seferberliğine bir çağrıdır. Toplum içerisinde maddi imkânsızlıklar yüzünden “et ve et ürünleri” ihtiyacını karşılayamayan kişilerin en azından senede bir kez bu ihtiyaçlarını doya doya karşılayabilmeleri için bir fırsattır. Fakirlere yardım etmek, insanlık ve Müslümanlık görevlerini yerine getirmek niyetiyle kurban kesen kişi bunun sevabını kazanmaktadır.
Bunun dışında “kan akıtmak”, “boğazlamak” ,”öldürmek” gibi basit ve vahşice duyguların, düşüncelerin, niyetlerin hiçbirisi kesinlikle “kurban bayramı” içerisinde yoktur, geçerli değildir! Bu tür duygularını tatmin etmek için kurbanlık hayvanlara eziyet edenlerin de sevap kazanamayacakları birçok hadiste ve İslami kaynakta altı çizilerek defalarca anlatılmıştır. Hacc Suresi’nin 37. ayetinde, “Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır. Allah’a ulaşacak olan ancak sizin O’nun için yaptığınız gösterişten uzak amel ve ibadettir. Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah’ı yüceltmeniz için onları böylece sizin buyruğunuza vermiştir. Ey Muhammed, iyilik yapanlara müjde et” buyruğu yer alır.
Kurban Eti
Kurban kesen kişilerin kesilen kurbanın etinin tamamını kendilerine saklaması yanlıştır.
“Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur.“
Efendimiz(sav)in bu sözleri, hassasiyeti ortaya koymaktadır. Başkalarının gördüğü ile değil sizin kalbinizden geçenle karşılık bulacağınızı ifade etmektedir. Kendiniz için mi kurban kesiyor sunuz? Kendinize bu soruyu sormalısınız. Toplum yararı gözetmiyorsanız, bu “Allah için kurban kesmenin” ve Kurban Bayramının maneviyatına, muhteviyatına aykırıdır.
Kurbanın paylaşılması konusunda İslamiyet, hassasiyetini ölçülerle ortaya koymuştur.
Kesilen kurban etlerinin tamamının fakirlere, yoksullara dağıtılması da yanlıştır. Bunun ile ilgili olarak genel uygulamaya göre kesilen kurbanın etlerinin 3′te 1′i fakir ve yoksul kişilere, 3′te 1′i kurban kesen kişinin komşularına ve akrabalarına, kalan 3′te 1′i de kendi evine kalacak şekilde paylaştırılmalıdır.

Kurbanınızı beğenmelisiniz, çünkü Allah’a kurban edeceksiniz. Ancak başkalarıyla yarışarak kibirlenmemelisiniz. Sizin nefsinize uyup kibirlenmeniz, kurban edileceğin Allah’a kurban olmasına engel olmaz ama sizin Allah için bir iş yapmanızın önünü keser. Sevap var derken azaba müstehak olmamak için, kurban edeceğin hayvana merhametli davran ve Allah’a kurban olacağını unutma!

Kurban Bayramı yüzyıllardır sürdürülen bir gelenektir. İslam’ın öngördüğü toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden birisi olma özelliği ile günümüz dünyasında da kabul görmüştür. Kesilen kurbanların etlerinden, derilerinden, her türlü nimetlerin gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşması temennisiyle iyi bayramlar diliyorum.

İsmail KANDEMİR

Kaynak

Yorumlar


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!